|
İDAM EDİLMEDEN ÖNCE YAZDIĞI MEKTUP
Bismillahirrahmanirrahim Rahman ve Rahim olan Alllah'ın adıyla...
Devamlı var olan, O'ndan O'nunla varlıkta duran, varlığın başlangıcı olmayan...
Zatında, sıfatlarında ve işlerinde benzeri olmayan, yaratılmışların hiçbirine
benzemeyen, Diri, Bilici, İşitici, Görücü , Gücü Yetici, Söyletici, Yaratıcı
olmak, sıfatlarına sahip olan Allah u Teala'ya yarattıklarının sayısı kadar hamd-ü
senalar olsun, "inşallah".
Bütün dualar ve iyilikler, O'nun Peygamberi ve en sevdiği kulu, velisi,
insanların her bakımdan her güzeli, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'e,
yıldızlar kadar parlak olan sevgili aline ve ashabına bunları sevenlere,
izlerinde gidenlere, İslamiyet'in muzafferiyeti için şehit düşenlere olsun,
inşallah.
"Es-Selamü Aleyküm" Pek muhterem babacığım ve anneciğim.
Gönül dolusu sevgi; hürmet ve hasretle kucaklaşır, muhabbetlerimle her iki
ellerinizden öperim.
Ayrıca Hüseyin abime, Yüksel ve Gülsen kardeşlerime, muhterem dedeme,
anneanneme, teyzeme, dayılarıma, yengelerime ve halalarıma ayrı ayrı selam eder,
sevgi ve hürmet ile büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Cümle
Ümmet'i Muhammed ile birlikte sizlerinde sağlık, sıhhat, saadet ve metanet üzere
olmanızı Rahman ve Rahim olan Rabb'imden can-ı gönülden niyaz ederim.
Muhterem babacığım ve anneciğim, bu mektubu son ebedi yolculuğumuz olan Allah'ın
huzuruna çıkmadan önce yazmış bulunuyorum. Yüce Mevla'm sizlere sabır ve dayanma
gücü versin. Benim ve sizlerin başına gelen her ne ise, Cenab-ı Mevla'mızdan
gelmiştir. Onun için sabır edin, şükredin ki, geçmiş ve gelecek günahlarımız,
Mevla'mın vermiş olduğu musibetlerle temizlensin.
Aksi halde sabır etmezsek, Mevla'mızın daha çok musibet belaları üzerimize
gelir. Onun için hiç üzülmeyin. Çünkü Yüce Mevla'mız bir Ayet-i Kerime'de şöyle
buyurmaktadır: "Kullarımdan birisine bedeninde veya malında veya evladında bir
musibet yönelttiğim zaman, sonra da o da güzel bir sabır ile karşılarsa, kıyamet
günü onun için mizam kurmak veya onun için defter açmaktan haya ederim." Durum
böyle olunca bizlere güzel bir sabır ve şükretmek düşüyor.
Yine Yüce Rabbimiz "Ben musibetleri sevdiğim kullarıma veririm" buyurmaktadır.
Böyle olmasaydı Yüce Peygamberimiz musibetleri vermezdi. Hatta Yüce
Peygamberimize (S.A.V.) Efendimiz duasında şöyle diyor: Ya Rabb bana yakın ver
ki, musibetler bana kolay ve hafif gelsin.
"Rivayet ediliyor ki, Süleyman (Aleyhisselamın) oğlu vefat etti, Süleyman (A.S.)
bundan dolayı çok üzüldü. Bunun üzerine iki melek kendisine geldi. Birisi dedi
ki: "Ben tohum ektim, biçecek zaman geldiğinde buradan bir adam geçti, ziraatımı
mahvetti" Bunun üzerine Süleyman (A.S.) diğerine sordu: "Sen ne diyorsun?"
O da dedi ki: "Ben caddeden yürüyordum, ziraatin üzerine geldim. Sağa ve sola
baktım ki, yol ziraatın önünden geçiyor." Süleyman (A.S.) ziraatin sahibine:
"Neden yola ektin, bilmez misin, millet için yol gereklidir." Ziraat sahibine
de: "Sen niye çocuğa üzülüyorsun, bilmez misin ki ölüm ahiret yoludur?" dedi
Süleyman (A.S.) gafletini anladı, Rabbine tövbe etti.
İşte babacığım ve anneciğim, sizlerde sakın üzülmeyiniz. Yüce Mevla'mıza sabır
ve şükrediniz. Bizim için böylesi daha hayırlıdır belki, bunu bilemeyiz.
Mevla'mız günahlarımızı affeylesin inşallah.
Peygamberlerden bir tanesi Rabbine şikayette bulunarak dedi ki; "Ya Rab... Mümin
kulun sana itaat ediyor. Günahlardan uzaklaşıyor, sen ondan dünyayı alıyor, ona
bela veriyorsun. Kafir kulun günahkar oluyor. Sen ondan belayı
uzaklaştırıyorsun. Dünyayı onun için yayıyorsun. Bu nasıl olur?.. Bunun üzerine
Cenab-ı Hak, o peygambere vahy göndererek, buyurdu: "Kullar benim. Bela da
benimdir. Her birisi benim hamdimde tesbih eder. Mümin kulumun üzerinde günahlar
olur. Ben dünyayı ondan alır, belayı veririm.
Bela o kulun günahlarının kefareti olur. Ta ki, benim huzuruma gelinceye kadar.
Huzuruma geldiğinde de sevaplarının mükafatını ona veri-rim. Kafirin de sevabı
olur. Onun rızkını genişletirim. Belayı ondan uzaklaştırırım. Sevaplarının
mükafatını dünya ile ona veririm. Ta ki, benim huzuruma gelinceye kadar. O zaman
da günahları ile cezalandırırım."
İşte böyle babacığım ve anneciğim. Sizler ne kadar çok sabrederseniz, ben de
ebedi istirahat hanemde huzurlu ve rahat olurum, inşallah. Bir Hadis-i Kutsi'de
şöyle buyrulmaktadır: "Ey insanoğlu! belama sabreden benden razı olmuş olur.
Sabretmeyen, nimetlerime kanaat getirmeyen kendine başka "Rabb" arasın. Ey
insanoğlu! Belama sabreden benden razı olur."
Sizlerin sabredeceğini biliyorum. Eğer beni biraz seviyorsanız sakın
ağlamayınız, üzülmeyiniz, Çünkü Peygamberimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle
buyuruyor: "Ölümü üzerine yas tutulan kimse, kıyamet gününde bu yüzden azaba
uğratılır."
Sizler de benim azap, görmemi istemiyorsanız sakın ağlamayın ve yas utmayın,
beni ebedi istirahat hanemde rahatsız etmeyin. Dualarınızla beni rahatlatın.
Sizler ne kadar sabrederseniz beni o kadar sevindirmiş olursunuz. Dualarınız
için şimdiden Allah (c.c.) sizden razı olsun, "inşallah". Muhterem babacığım ve
anneciğim.. Yüce Mevla'mız nasip et ki, sizleri son olarak görmeyi biz aciz ve
garip kullarından esirgemedi. Sizlere ziyaretle söylemek nasip olmayan
helalleşmemizi artık burada yazmak istiyorum.
Canım babacığım ve anneciğim, biliyorsunuz ki, babanın ve annenin hakkı evlatlar
üzerinde çok büyüktür. Ben oğlunuzu bu yükten kurtarın ve hakkınızı helal ediniz
ki, bizler de Mevla'mızın huzurunda perişan olmayalım. Ayrıca dedem, anneannem,
teyzem, dayılarım, yengelerim, halalarım, Hüseyin abim, kardeşlerim Yüksel ve
Gülsen de üzerimde olan haklarını helal etsinler. Beni soran, seven akraba ve
Müslüman kardeşlerimizle de benim için helallesin. Beni bu büyük yükten
kurtarın. Benim hakkım varsa hepinize helal olsun.
Muhterem babacığım ve anneciğim, Cenab-ı Mevla'mız sırasıyla hepimizi huzuruna
alacak. Sizler sabr ve şükrederseniz, orada inşallah beraber olacağız. Yüce
Rabbimiz cümle ümmeti Muhammed ile birlikte bizleri de dergahına kabul, rızasına
mazhar, Yüce Peygamberimiz (S.A.V.) şefaatine nasip edip, ebedi saadete ulaşmak
nasip eylesin inşallah.
Muhterem babacığım ve anneciğim, burada aciz satırlarıma ve mektubuma son
verirken Cenab-ı Allah (c.c.)'m rahmeti, mağfireti, af, feyz ve bereketi, Yüce
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimizin şefaati sizlerin ve
cümle ümmetinin üzerine olsun, inşallah. Allah (c.c.)'a emanet olunuz.
Ölüler için yapılan dualar, nurdan yapılmış tabakalarla onlara takdim edilir.
(Hadis-i Şerif)
Ölümü üzerine yas tutulan kimse, kıyamet günü bu yüzden azaba uğratılır.
(Hadis-i Şerif)
Ölüye, kendisinin üzerine yas tutulması sebebiyle, kabirde azap olunur. (Hadis-i
Şerif)
Yüce Rabbimize kavuşuyoruz. Onun için bizler üzülmüyoruz. Sizler de üzülmeyin.
Aciz ve garip oğlunuz
SELÇUK DURACIK
Haziran 1983
|